0

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 1991/129 E. , 1992/114 K.

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1991/129 E. , 1992/114 K.
"İçtihat Metni"
Daire : VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Karar Yılı : 1992
Karar No : 114
Esas Yılı : 1991
Esas No : 129
Karar Tarihi : 13/03/992

İKİ AYRI YASA KURALINA DAYANILARAK YÜRÜRLÜĞE KONULAN BAKANLAR KURULUKARARI, DAYANILAN KANUN HÜKÜMLERİNDEN BİRİNİN ... MAHKEMESİNCE İPTAL EDİLMESİYLE GEÇERLİLİĞİNİ YİTİREMİYECEĞİ HK.

Avukatlık yapan ve bu sebeple gerçek usulde Gelir Vergisi Yükümlüsü olan davacı; Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116. ve aynı Kanuna 3505 sayılı Kanunun 118.maddesi ile diğer bazı hükümleri uyarınca Bakanlar kurulunun 88/13642 sayılı Kararına Ek Kararla Hayat Standardı Esası uygulanmasında geçerli temel gösterge ve hayat standardı göstergelerinin yeniden saptanmasına ilişkin 8.maddenin iptali istemiyle dava açmıştır.
Davayı inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, Kararıyla; davaya konu yapılan 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesinin dayanağı olan 3505 sayılı Kanunun 18.maddesinin, ... Mahkemesinin K: ... sayılı Kararı ile iptal edildiği ve Resmi Gazetede yayımlandığı 6.4.1990 tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girmesinin kararlaştırıldığı, Anayasanın 153.maddesinin 4.fıkrasında ... Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kabul edildiğinden, davanın açıldığı tarihte dava konusu Kararın dayanağı olan 3505 sayılı Kanunun 18.maddesinin yürürlükte olduğundan kuşku duyulamayacağı, ancak, bu iptal kararının, ilgililerin tüm gelir açıklamalarına kapalı bir düzenleme öngörülmüş olmasına dayandığı, ... Mahkemesinin, Kanunun temel gösterge ve hayat standardı göstergelerinin yükseltilip, indirilmesine yetki tanıyan kuralda Anayasaya aykırı bir yön saptanmadığı, bu nedenle iptal kararının ancak, beyanda görülen düşüklüğü izah olanağını kaldıran hükmün uygulanmasıyla ilgili davaları etkileyebileceği, davacının bu konuda bir iddiası bulunmadığından davanın, Kararnamenin 3505 sayılı Kanunun 18. maddesine uygunluk yönünden incelenmesi gerektiği sonucuna varmış;
3505 sayılı Kanunun 18.maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 2.maddenin, 10.12.1988 tarihinde yaşam düzeyi itibariyle mükelleflerin gerçek gelirlerine yaklaşılması ve Anayasanın mali güce göre vergileme ilkesinin gerçekleşmesine yeterli olacak şekilde göstergeleri yükselttiği Bakanlar Kuruluna miktarları artırma konusunda tanınan yetkinin 1988 yılı gelirlerine de uygulanmak suretiyle kullanılmasının, bu yetkinin aşılması anlamına geleceği ve tasarrufun, Anayasanın "mali güce göre vergileme" ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle 88/13642 sayılı Kararının 8.maddesinin iptaline karar vermiştir.
Danıştay Dördüncü Dairesinin verdiği Kararın, 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ek Kararın 8.maddesinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası Başbakanlık tarafından temyiz edilmiştir. Hayat standardı Esasını düzenleyen Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 116.maddesi, 10.12.1988 tarihli ve 20015 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 3505 sayılı Kanunun 18.maddesiyle aynı Kanuna eklenen Geçici 32.maddedeki düzenleme ile 1.1.1988-31.12.1997 tarihleri arasındaki on yıl süreyle askıya alınmış ve bu süre içinde Mükerrer 116.madde yerine Geçici 32.madde hükmünün uygulanması öngörülmüştür.
Davacı, 3505 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 32. maddenin tanıdığı yetkiye de dayanılarak yürürlüğe konulan 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
Geçici 32.maddenin dördüncü fıkrası, Bakanlar Kuruluna, aynı maddenin birinci fıkrasında tesbit edilen temel gösterge ve hayat standardı gös tergelerinin yarıya kadar indirilmesi veya on katına kadar artırılması konusunda yetki tanımıştır. Maddenin birinci fıkrasında ise Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116.maddesinin 3239 sayılı Kanunla değişik metninde öngörülen göstergeler, dört kat artırılmış, evvelce ... lira olan temel gösterge bu suretle 3.200.000 liraya yükseltilmiştir.
Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesi ile, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116. ve Geçici 32.maddesi hükmüne dayanılarak, her iki hükümle tanınan sınırlar içinde yetkinin kullanıldığı görülmektedir. Bu durumda, davanın görülmesi sırasında bu Kararnamenin dayandığı kurallardan biri olan Gelir Vergisi Kanununun Geçici 32.maddesinin, ... Mahkemesinin 6.4.1990 tarihli ve 20484 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğü ... tarihine ertelenen K: ... sayılı Kararıyla iptal edilmiş olmasının, dava konusu Kararnamenin 8.maddesinin geçerliliğini etkileyen bir yönü yoktur.
Öte yandan, 10.12.1988 tarihi itibariyle Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116.maddesinde 3239 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 1985 yılında saptanan göstergeler dört kat artırılmış ve Bakanlar Kuruluna son göstergelerin yarıya kadar indirilip, on katına kadar artırılması yetkisi tanınmıştır. İptali istenen 88/13642 sayılı Kararnamenin 8.maddesiyle ise, faaliyet konuları ve faaliyetin yürütüldüğü bölgeler dikkate alınarak kalkınmada öncelikli yörelerde yasal göstergelerin indirilmesi, diğer yörelerde yükseltilmesi suretiyle fiilen uygulanacak göstergeler saptanarak yürürlüğe konulmuştur.
Gelir Vergisi Kanunu Mükerrer Madde 116'da yer alan; ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerine ait hayat standardı göstergesi, 4.12.1985 gün ve 3239 sayılı Yasayla yapılan değişiklik sonucunda ... lira olmuştur. Bakanlar Kurulu 1986 yılı sonunda bu göstergeyi 1.600.000 liraya, 1987 yılı sonunda ise ... liraya çıkarmıştır.
Mükerrer Madde 116 yerine, 1.1.1988-31.12.1997 tarihleri arasında uygulanmak üzere 3505 sayılı Yasayla getirilen Geçici Madde 32 ile esas maddede 1985 yılında yer alan ... liralık gösterge 4 kat artırılarak ... lira olmuştur. Bu miktar, Yasama Organının 1988 yılı için özel olarak belirlediği gösterge rakamı değil, sadece, geçici on yıllık bir dönemin başında, göstergeyi on kata kadar artırma yetkisine sahip Bakanlar Kuruluna baz alınmak üzere verilen bir rakamdır. Nitekim her takvim yılının son günlerinde, Bakanlar Kurulunca o yılın ekonomiik konjonktürü dikkate alınarak hayat standardı göstergesi belirlenmiştir. 1986 yılında, bir yıl öncesine göre %100 artışla ... liraya, 1987 yılında ... liraya çıkarılan göstergeler sebebiyle Bakanlar Kurulu Kararı aleyhine açılan davalar Danıştayca reddedilmiştir. 1988 yılına ait %80 civarındaki enflasyon ve geçmiş yıllardaki artış oranları dikkate alınırsa, hayat standardı göstergesinin 1988 yılı için Bakanlar Kurulunca ... liraya çıkarılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesinin iptaline ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesi Kararının bozulmasına karar verildi.

KARŞI OY:
Serbest meslek faaliyetinii yürüten davacı, 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesinin iptalini isteyerek dava açmıştır.
Davaya konu yapılan Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesiyle yapılan düzenlemenin tümünün, davacının menfaatini etkilemediği görülmektedir.
Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesiyle, kalkınmada birinci ve ikinci derecede öncelikli yöreler ve diğer yörelerde uygulanacak temel göstergeler ile aynı ölçüye göre hayat standardı göstergelerinin bazılarının indirilerek yeniden saptanması söz konusu olduğundan, 8.maddenin tümünün iptalinde isabet bulunmamaktadır.
Kalkınmada önceliksiz yörede faaliyet yürüten davacının menfaati, 88/13642 sayılı Kararnamenin 8.maddesinin ancak, diğer yörelerle ilgili tesbitler yönünden etkilenmiş olduğundan, davanın sadece düzenlemenin bu kısmı yönünden incelenmesi gerekirdi.
10.12.1988 tarihinde yayımlanan 3505 sayılı Kanunun 1.1.1988 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe konulan 18.maddesi ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 32.madde, yayımlandığı tarihte geçerli yaşam düzeyine göre yasal göstergelerin dört kat artırılmasının yeterli olduğunun, yasama meclisince kabul edildiğini göstermektedir. Bu durumda, geçici 32.maddenin dördüncü fıkrasında göstergeleri yükseltme yönünden Bakanlar Kuruluna tanınan ve Gelir Vergisi Kanununun M7kerrer 116.maddesinde de yer alan yetkinin, 3505 sayılı Kanunla geriye yürür artırım yapılmışken, aynı yıl gelirleri için bir kez daha artırılmak suretiyle kullanılması, yasanın amacına uygun bulunmadığı gibi tanınan yetkinin zaman bakımından da yasaya uygun kullanılmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenlerle, 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8.maddesinin, diğer yörelerle ilgili tesbitler yönünden iptali gerekirken, tümünün iptali yolundaki Kararın kısmen bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, çoğunluk kararına katılmıyoruz.

  Avukat   -   Danıştay Kararları
0 0
0 yanıt   -  

Avukatlara soru sormak için