0

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/311 E. , 1997/168 K.

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/311 E. , 1997/168 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 1996/311
Karar No: 1997/168

Temyiz Eden: Maliye Bakanlığı
Karşı Taraf: ... Müdürlüğü
Vekili: ...

İstemin Özeti: 11.3.1995 günlü ve 22224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 50 seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Gelir Vergisi Tevkifatı Matrahına Dahil Olmayan Veya Matraha Dahil Olmakla Birlikte 93/5148 ve 94/5307 Sayılı Kararnamelerle (0) Sıfır Oranında Tevkifata Tabi Tutulan Gelir Unsurlarına İsabet Eden Kurumlar Vergisinin Tevkifat Matrahından İndirilip İndirilemeyeceği" başlıklı V/4-C bölümünde yer alan düzenlemenin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Davayı duruşmalı olarak inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi K:1996/1619 sayılı kararıyla; "193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 3946 sayılı Kanun'la değişen 4 üncü bendinde, "Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren kurumların indirim ve istisnalar (Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 1 ve 6 numaralı bentlerine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar ile yatırım indirimi tutarı hariç) düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmın " menkul sermaye iradı olarak tanımlandığı, aynı Kanun'un 94 üncü maddesinin 6-b bendinde, " dağıtılsın veya dağıtılmasın 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından" vergi tevkifatı yapılacağının öngörüldüğü, anılan Kanun hükümlerinin incelenmesinden; indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmın menkul sermaye iradı olduğu, ancak maddenin parantez içindeki hükmü uyarınca, Kurumlar Vergisi Kanununun 3946 sayılı Kanun'la değişik 8 inci maddesinin 1 numaralı bendine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan iştirak kazançları ile 6 numaralı bende göre müstesna tutulan yatırım fonları katılma belgeleriyle yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin kar payları ve yatırım indirimi tutarının menkul sermaye iradı kapsamına dahil edilmediği, menkul sermaye iradının tespitinde, kurum kazancından yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenen istisnalar ve yatırım indirimi tutarlarıyla, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmın dikkate alınacağının ve bu hesaba göre bulunan matrahtan vergi tevkifatı yapılacağının anlaşıldığı, 50 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Teblğinin iptali istenen bölümüyle, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin 6-b bendi uyarınca yapılacak tevkifatın hesaplanmasında, matraha dahil olmayan gelir unsurlarına isabet eden kurumlar vergisinin indirim konusu yapılamayacağı; indirim ve istisnalardan önceki kurum kazancından indirilecek kurumlar vergisinin, gelir vergisi tevkifatı matrahı içinde yer alan kazanç unsurlarına isabet eden kurumlar vergisi ile sınırlı olacağının belirtildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 üncü bendinde, açıkca belirtildiği üzere menkul sermaye iradı olarak tevkifata tabi tutulan kurum kazancı içinde, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 1 inci ve 6 ıncı bentlerinde belirtilen vergiden müstesna kazançlar ile yatırım indiriminin bulunmadığı, oysa 50 sayılı Tebliğin ilgili bölümü ile, tevkifat matrahına dahil bulunmayan gelir unsurlarına isabet eden kurumlar vergisinin indirim konusu yapılamayacağı belirtilmekle, kanun hükmüne aykırı olarak kurumlar vergisinden müstesna kazançlar ile yatırım indiriminin tevkifat matrahını artırıcı yönde etkilemesinin sağlandığı, diğer taraftan bu şekilde yapılan uygulama ile ödenen kurumlar vergisi miktarı yükseldikçe tevkifat matrahının düşmesi gerektiği halde tam tersine yükselmekte olup, stopaj matrahına dahil edilen gelir unsurlarına ilişkin olarak ödenen kurumlar vergisi tutarı üzerinden, gelir (stopaj) vergisi alınmasının mümkün kılındığı, bu durumda, 50 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğindeki; menkul sermaye iradı üzerinden yapılacak tevkifatın hesaplanmasında, tevkifat matrahına dahil olmayan gelir unsurlarına isabet eden kurumlar vergisinin indirim konusu yapılamayacağı şeklindeki düzenlemenin, idarenin uygulamaya ilişkin genel ve objektif kuralları kanuna aykırı olmamak şartıyla kendisine tanınan yetki sınırları içinde kullanması gerektiği biçiminde açıklanan ilkenin ihlali sonucunu doğurduğu, Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 üncü bendine aykırı olarak ve tanınan yetkinin aşılması suretiyle düzenlenen 50 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin V/4-C bölümünün kurum kazancından indirilecek kurumlar vergisinin, gelir vergisi tevkifatı matrahı içinde yer alan kazanç unsurlarına isabet eden kurumlar vergisi ile sınırlı olacağını öngören hükümlerinde kanuna uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle 50 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin V/4-C bölümünün iptaline karar vermiştir.
Kararı, Maliye Bakanlığı temyiz etmekte ve dava konusu tebliğ ile yeni bir yükümlülük getirilmediğini, Tebliğin; kanunun nasıl uygulanması gerektiği konusunda açıklamalar taşıdığını, icrai nitelikte bir işlem olmadığını, Bakanlıklarının görüşünün, idari davaya konu olabilecek düzenleyici bir işlem olarak nitelendirilemeyeceğini, vergi uygulamasında gelirin gerçek ve safi miktarı dikkate alınacağından tevkifata tabi olmayan diğer gelirlere ilişkin gider ve vergilerin bu gelirlerden indirilemeyeceğini ileri sürmektedir.

Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi ...'un Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, Danıştay Dördüncü Daire kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Davacının, 50 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin V Kısım 4-C bölümünde yer alan (gelir vergisi tevkifat matrahına dahil olmayan veya matraha dahil olmakla birlikte ilgili kararnamelerle (0) sıfır oranında tevkifata tabi tutulan gelir unsurlarına isabet eden kurumlar vergisinin, tevkifat matrahından indirilip indirilemeyeceğine ilişkin) düzenlemenin iptali istemiyle açtığı davada, Danıştay Dördüncü Dairesi; söz konusu düzenlemenin, "İdarenin uygulamaya ilişkin genel ve objektif kuralları kanuna aykırı olmamak şartıyla, kendisine tanınan yetki sınırları içinde kullanması gerektiği" biçiminde açıklanan ilkenin ihlali sonucunu doğurduğu gerekçesiyle iptal kararı vermiştir.
Bu karar Maliye Bakanlığınca usul ve esas yönlerden temyiz edilmiş ise de iptali istenen hükümler davacıların hukukunu etkiler nitelikte olduğundan ve idari davaya konu olabileceğinden, usule ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Esasa ilişkin temyiz nedenlerine gelince; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 ncü maddesinin 6-b bendinde, "dağıtılsın veya dağıtılmasın 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından" vergi tevkifatı yapılacağı öngörülmüş, 75 inci maddenin uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 4 numaralı bendinde de menkul sermaye iradının tanımı, "Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren kurumların indirim ve istisnalar (Kurumlar Vergisi Kanununun 8 nci maddesinin 1 ve 6 numaralı bentlerine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar ile yatırım indirimi tutarı hariç) düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısım menkul sermaye iradıdır" şeklinde yapılmıştır.
Bu durumda, Kurumlar Vergisi Kanununun 3946 sayılı Kanunla değişik 8 ncimaddesinin 1. ve 6 numaralı bentlerine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan iştirak kazançları ile yatırım fonları katılma belgeleri, yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin kar payları ve yatırım indirimi tutarı menkul sermaye iradı kapsamına dahil olmadığından, bunlara isabet eden kurumlar vergisininde, vergi tevkifatında dikkate alınmaması gerekmekte olup, aksine bir düzenleme konuyla ilgili yasa hükümlerine aykırılık teşkil eder.
Açıklanan nedenlerle, davalının esasa ilişkin temyiz istemi de Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, duruşma için belirlenen günde davalı idareyi temsilen gelen Hazine Avukatı ... ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Şube Müdürü ... ile davacı şirket vekili Avukat ... dinlenip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi Kararın özet bölümünde yazılı Danıştay Dördüncü Dairesinin 10.4.1996 günlü ve E:1995/3804, K:1996/1619 sayılı Kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, yükümlü vekili için tayin ve takdir olunan ...- lira avukatlık ücretinin temyiz eden taraftan alınarak diğer tarafa ödenmesine 21.3.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.

  Avukat   -   Danıştay Kararları
0 0
0 yanıt   -  

Avukatlara soru sormak için