0

Umut Ercan Henden Başvurusu (Başvuru Numarası: 2017/22718)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
UMUT ERCAN HENDEN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/22718)
Karar Tarihi: 24/6/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan : Kadir ÖZKAYA
Üyeler : Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Raportör : Gülsüm Gizem GÜRSOY
Başvurucu : Umut Ercan HENDEN
Vekili : Av. Fatma GİRGİN

I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir gösteri yürüyüşüne katılan başvurucunun cezalandırılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 2/5/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
7. 1995 doğumlu olan başvurucu, olay tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde öğrencidir.
8. 19/12/2013 tarihinde Giresun'un Sultan Selim Mahallesi üzerinden başlayarak Atatürk Meydanı'nda basın açıklaması ile sona eren bir toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmıştır. Halkevleri Derneği Giresun Şubesi ile bu Derneğin bir kolu olan Liseli Genç Umut mensubu başvurucunun da aralarında olduğu yaklaşık yirmi beş kişilik bir grubun saat 15.00 sıralarında Dernek binasından çıkarak ellerinde "Hırsızlığa Talana Artık Yeter Hükümet İstifa Giresun Halkevleri" yazılı pankartı ve "Yolsuzluğa Karşı Liseliler İsyanda Liseli Genç Umut, Yağma ve Talana Son Giresun Halkevi, AKP ve Cemaat Halka Karşıdır, Halkın Parasını Yedirtmeyeceğiz Giresun Halkevi" yazılı dövizleri açtıkları, yürüyüş esnasında "Hırsız Akp Hesap Verecek, Yalana Talana Zorbalığa Son, Sizin Yolunuz Yolsuzluk Olmuş, Akp Mezara Halk İktidara, Karanlığa Meydan Okuyoruz, Artık Yeter Hüküm Halkındır" şeklinde slogan attıkları polis memurları tarafından tutulan CD Döküm Tutanağı ile tespit edilmiştir.
9. Toplantı öncesi herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Ayrıca söz konusu yürüyüşün yapıldığı güzergâh, Giresun Valiliği tarafından belirlenen toplantı ve gösteri yapılabilecek yerler arasında değildir.
10. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı (Savcılık) söz konusu toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanlar hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma sonucunda Savcılık başvurucu hakkında 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası gereğince kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenleme veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılma suçundan23/1/2014 tarihinde iddianame düzenlemiştir.
11. Başvurucu da dâhil dokuz kişinin yargılandığı dava Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülmüştür. Mahkeme 22/12/2016 tarihinde başvurucu hakkında kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:
" ... Emniyet Müdürlüğünün ... yazısı uyarınca gösteri yürüyüşlerinin şekil ve şartlarına ilişkin hükümlere sanıklarca riayet edilmediği, dernek tarafından düzenleme kurulu oluşturulmadığı, Valilik makamına herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, eylem başlangıcından yürüyüş bitiminde Atatürk Meydanında yapılan basın açıklaması esnasına kadar kanunsuz olarak gerçekleştiği, yürüyüşün yapılmaması konusunda dernek başkanına gerekli ikazların yapıldığı, yapılan yürüyüşün 2911 sayılı kanunun 23. maddesinde belirtilen a, d, e, f, h bentlerine aykırılık teşkil ettiğinin bildirildiği anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı eylemin unsurlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır..."
12. İstinaf üzerine karar, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17/3/2017 tarihli ret kararıyla kesinleşmiştir. Karar başvurucuya 3/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
13. Başvurucu 2/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
14. 2911 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, önceden izin almaksızın, bu Kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir."
15. 2911 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"(Değişik fıkra: 3/8/2002 tarih ve 4771 sayılı Kanun'un 5. md.) Toplantı yapılabilmesi için, düzenleme kurulu üyelerinin tamamının imzalayacakları bir bildirim, toplantının yapılmasından en az kırksekiz saat önce ve çalışma saatleri içinde, toplantının yapılacağı yerin bağlı bulunduğu valilik veya kaymakamlığa verilir."
16. 2911 sayılı Kanun'un 23. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"a) 9 ve 10 uncu madde hükümlerine uygun biçimde bildirim verilmeden veya toplantı veya yürüyüş için belirtilen gün ve saatten önce veya sonra;
...
e) 20 nci maddedeki yöntem ve şartlara ve 22 nci maddedeki yasak ve önlemlere uyulmaksızın,
...
Yapılan toplantılar veya gösteri yürüyüşleri Kanuna aykırı sayılır."
17. 2911 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
V. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 24/6/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
19. Başvurucu, barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmış olmasına rağmen eylemi nedeniyle cezalandırılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özü toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına ilişkin olduğundan iddialarının bir bütün olarak Anayasa'nın 34. maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
21. Anayasa’nın "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenar başlıklı 34. maddesi şöyledir:
"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir."
22. 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle 4/12/2001 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesine eklenen (3) numaralı fıkra uyarınca -temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile- sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilecektir. Anılan fıkrada sayılanlar arasında 2911 sayılı Kanun'da yer alan "Yasaklara aykırı hareket" kenar başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrası da yer almaktadır.
23. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. maddeye göre de 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yapılan düzenleme -on beş gün içinde talep etmek koşuluyla- aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanacaktır.
24. Buna göre 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesine eklenen (3) numaralı fıkra kapsamındaki suçlarla ilgili olarak daha önce bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından da temyiz kanun yoluna başvurulmasına olanak tanınarak temyiz edilebilecek kararların kapsamı genişletilmiştir. Kanun koyucu, kesin nitelikteki kararlara karşı temyiz kanun yolu açarak farklı uygulamaların önüne geçmeyi ve yeknesak bir uygulama yapılmasını amaçlamıştır. Temyiz kanun yolu açılan suçlar incelendiğinde temel haklar ile bağlantılı olanların esas alındığı görülmektedir. Buna göre kanun koyucunun anılan değişiklikle bu konudaki hak ihlallerinin önüne geçmeyi amaçladığı söylenebilir (Mehmet Ayçilek, B. No: 2018/14603, 10/12/2019, § 22)
25. Başvurucu, Mahkemenin 22/12/2016 tarihli ve E.2014/49, K.2016/791 sayılı kararıyla 2911 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası gereğince toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleme ya da yönetenlerle bunların hareketlerine katılma suçundan mahkûm edilmiştir. Anılan mahkûmiyet hükmü, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17/3/2017 tarihli ve E.2017/383, K.2017/353 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleşmiştir. Yukarıda belirtilen değişiklikler gözetildiğinde başvurucu hakkındaki kesinleşmiş hükmün -belli sürede başvurmak koşuluyla- temyiz edilebilme olanağına kavuştuğu anlaşılmaktadır (benzer yönde değerlendirme için bkz. Mehmet Ayçilek, § 23).
26. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."
27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
28. Başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği, ilke olarak Anayasa Mahkemesine başvurunun yapıldığı tarihteki duruma bakılarak değerlendirilir. Ancak Anayasa Mahkemesi bazı durumlarda bireysel başvuru yapıldıktan sonra oluşturulan yeni başvuru yollarının tüketilmesi gerektiğine de karar verebilir. Özellikle belli konulardaki sorunlara çözüm bulmak amacıyla sonradan oluşturulmuş bir yol söz konusu ise ikincillik ilkesi, o konudaki temel hak ve özgürlüklerin ihlali iddialarının -bu yol vasıtasıyla- öncelikle idari ve yargısal makamlarca değerlendirilmesine imkân tanınmasını gerekli kılabilir (bazı değişikliklerle bkz. Sait Orçan, B. No: 2016/29085, 19/7/2017, § 35; Mehmet Ayçilek, § 28).
29. Bireysel başvuru yapıldıktan sonra yeni bir başvuru yolunun oluşturulması hâlinde Anayasa Mahkemesi söz konusu başvuru yolunun düzenleniş şekli itibarıyla ulaşılabilir olup olmadığını, ihlal iddiaları yönünden makul bir başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama niteliğini haiz olup olmadığını değerlendirir. Somut olayda 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesine eklenen (3) numaralı fıkra kapsamındaki suçlarla ilgili olarak daha önce bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından sonradan temyiz kanun yolu açılmış olup açılan temyiz kanun yolunun ulaşılabilir olmadığı ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunmadığı söylenemez. Sonradan açılan bu yol, usul hukukundaki temyiz kanun yolunun başvuru süresi ve belli sınırda kalan cezalar açısından genişletilmiş şekli olup anılan başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı açıktır (Mehmet Ayçilek, §§ 29-31).
30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 24/6/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

  Avukat   -   AYM Kararları
0 0
0 yanıt   -  

Avukatlara soru sormak için