0

Danıştay 3. Daire 2009/5828 E. , 2010/4151 K.

3. Daire 2009/5828 E. , 2010/4151 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2009/5828
Karar No: 2010/4151

Temyiz Eden : …
Karşı Taraf : …
İstemin Özeti : Davacı şirketin gayrimenkul sermaye iradını emsaline göre düşük beyan etmesi nedeniyle adına 2007 yılı için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davayı; şirketi temsilen dava dilekçesini imzalayan … şirkete ait bir gayrimenkulü kiralamak için kayyım tayin edildiğinin anlaşıldığı, Mahkemelerince verilen ara kararı ile adı geçen şahsın, varsa şirketi mahkemelerde de temsil yetkisi olduğuna ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi kararının ibrazının istendiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, … tasfiye haline giren davacı şirkete 18.6.2009 tarihinden itibaren tasfiye memuru olarak atandığının anlaşıldığı, bu durumda dava tarihinde şirketi temsile yetkili olmayan şahsın, davanın devamında yetkili hale gelmesinin davanın açıldığı tarihte bulunması gereken ehliyet şartının sağlandığı anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle ehliyet yönünden reddeden … Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; Hukuk Usul Muhakemeleri Kanununun 39'uncu maddesi uyarınca ehliyet yokluğunda hakimin tayin edeceği sürede noksanlığın ikmalinin sağlanması gerektiği, dava devam ederken ehliyetli hale gelindiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : … kayyım sıfatıyla imzaladığı dilekçeyle açılan davada ehliyet konusundaki noksanlık giderilmeden davanın ehliyet yönünden reddi, 2577 sayılı Yasanın davada ehliyet konusunda gönderme yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa aykırı olduğu gibi davanın devamı sırasında tasfiye memuru seçilerek davacı şirketi temsil yetkisi kendisine geçen ... 'nın ehliyetli duruma geldiği anlaşıldığından, anılan şahsın takip etme hakkı bulunduğu davanın esası incelenmek üzere vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Savcı : …
Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı şirket adına, 2004 yılı için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı … Asliye Hukuk Mahkemesince şirkete kayyım olarak atanan ... tarafından imzalanan dilekçeyle açılan davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31'inci maddesinin (1) işaretli fıkrasında davada ehliyet konusunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanması öngörülmüştür. Gönderme yapılan Yasanın tarafların ehliyetini düzenleyen maddelerinde, dava şartlarından olan dava ehliyetine ilişkin olarak hakim tarafından saptanan noksanlıklar giderilmeden ehliyetsizlik nedeniyle davanın reddedilmesine olanak tanınmamıştır. Sözü edilen Yasanın 39'uncu maddesinde, ehliyeti haiz olan hükmi şahısların gerekli izne sahip yasal organları aracılığıyla davayı takip edecekleri, aksi halde hakimin tayin edeceği süre içerisinde gereken şartların tamamlanması için yargılamayı erteleyeceği, ayrıca davanın her aşamasında tarafların da bu konuda talepte bulunabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Dava ehliyetini tayin eden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin incelenmesinden, belirli işleri görmek üzere atanan ve hakkında aksi belirtilmiş olmadıkça Yasanın vasi hakkındaki hükümleri uygulanan kayyımın tüzel kişi adına dava açılabilmesinin, vesayet makamının (sulh hukuk mahkemesinin) iznine bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesini imzalayan ve … Hukuk Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla, şirketin tasfiye ile ilgili işlemlerini yapmak üzere kayyım olarak tayin edilen ... 'nın davacı şirket adına ilgili mahkemeden izin almadan açtığı bu davanın, vergi mahkemesince uygun bir süre verilerek söz konusu noksanlığın giderilmesi istenmeden, doğrudan ehliyet nedeniyle reddedilmesi hukuka aykırı düşmüştür.
Esasen kayyım sıfatıyla şirket adına dava açan ... 'nın, dava devam ederken tasfiyeye giren davacı şirkete 18.6.2009 tarihinde tasfiye memuru olarak atanarak dava ehliyetini kazandığı görüldüğünden, mahkeme iznine de gerek kalmamıştır. Bu durumda kayyımın takip edebileceği davanın esası incelenmek üzere vergi mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile … Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 22.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  Avukat   -   Danıştay Kararları
0 0
0 yanıt   -  

Avukatlara soru sormak için