0

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/107 E. , 1997/385 K.

Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/107 E. , 1997/385 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 1996/107
Karar No: 1997/385

Temyiz Eden: ... Kollektif Şirketi
Karşı Taraf: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

İstemin Özeti: Yükümlünün işyerinde 10.10.1994 tarihinde yapılan denetimde 29.8.1994-10.10.1994 tarihleri arasında düzenlenen 136 faturanın biri asıl üç nüsha olarak kullanıldığı halde fatura örneklerinin numarasız olduğunun tesbiti üzerine yükümlü şirket adına 213 sayılı Yasanın 352 nci ve 337 nci maddeleri uyarınca 136 fatura için ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmiştir.
Kesilen cezanın kaldırılması istemiyle açılan dava, ... Vergi Mahkemesince reddedilmiştir.
Yükümlünün temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 15.12.1995 günlü ve E:1995/2653, K:1995/5616 sayılı kararıyla; dava konusu olayda usulsüzlük eyleminin faturanın usulüne uygun olarak bastırılmaması olduğu, bu eylem, tek bir usulsüzlük fiilini oluşturduğundan ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirdiği, bu faturaların her kullanılışında usulsüzlük fiilinin tekerrür ettiğinden söz edilerek her bir fatura için usulsüzlük cezası kesilmesinde ve bu cezalara karşı açılan davanın reddinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; yükümlü şirketin işyerinde 10.10.1994 tarihinde yapılan denetimde, bir asıl üç nüsha olarak düzenlenmiş faturaların suretlerine sıra numarası yazılmadığının, yoklama fişiyle tesbitli olması karşısında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesinin ikinci derece usulsüzlükleri düzenleyen 7 nci bendi ve 337 nci maddeleri uyarınca kesilen usulsüzlük cezasında yasal isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.
Direnme kararı yükümlü tarafından temyiz edilmiş ve tek bir tesbite dayanılarak kesilen usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu, tek bir işlem nedeniyle ...- lira usulsüzlük cezası kesilmesi gerekirken ...- lira fazla kesilen cezanın kaldırılması gerektiği ileri sürülerek ısrar kararının bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerekeceği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Yükümlü şirketin işyerinde 10.10.1994 tarihinde yapılan denetim sırasında düzenlenen tutanakla bir asıl iki örnek olarak bastırılıp 29.8.1994 tarihinden itibaren kullanılan faturaların nüshalarında sıra numaralarının bulunmadığının tesbiti üzerine yükümlü şirket adına 213 sayılı Yasanın 352 nci ve 337 nci maddeleri uyarınca 136 fatura için ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmiştir.
Faturaların nüshalarında sıra numaralarının yazılmamış olmasının matbaanın kusurundan kaynaklandığı anlaşıldığından 10.10.1994 tarihli bu tesbit tek bir usulsüzlük fiili oluşturduğundan her bir fatura için ayrı ayrı kesilen usulsüzlük cezasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Uyuşmazlık bir asıl iki örnek olarak bastırılıp kullanılan faturalarda, örneklerin kaçıncı örnek olduğunun yazılmadığının tesbiti üzerine herbir belgeiçin kesilen üsülsüzlük cezasına karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararının Danıştay 4. Dairesince bozulması üzerine verilen ısrar kararının bozulması istemine ilişkindir.
Yaygın ve yoğun vergi denetimi sırasında düzenlenen bir adet tutanakla bir asıl iki suretten ibaret faturaların örneklerine sıra numarası yazılmadığı tesbit edilmiş olup, bu eylem Vergi Usul Kanununun 352/2-7. maddesi uyarınca tekbir usulsüzlük fiilini oluşturduğundan bir tesbite dayanılarak 136 adet fatura için ayrı ayrı ceza kesilmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile mahkemece verilen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İşyerinde 10.10.1994 tarihinde yapılan denetimde, 29.8.1994-10.10.1994 tarihleri arasında düzenlenen 136 faturanın biri asıl üç örnek olarak kullanıldığı halde fatura örneklerinin numarasız olduğunun tesbiti üzerine yükümlü şirket adına 213 sayılı Yasanın 352 nci ve 337 nci maddeleri uyarınca 136 fatura için kesilen ikinci derece usulsüzlük cezasına karşı açılan davanın reddi yolunda verilen vergi mahkemesi ısrar kararı temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 231 inci maddesinin birinci fıkrasının 3 numaralı bendinde, faturaların en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenleneceği, birden fazla örnek düzenlendiği takdirde herbirine kaçıncı örnek olduğunun işaret edilmesi gerektiği, aynı Kanunun 337 nci maddesinde de; ayrı ayrı yapılmış olan kaçakçılık, ağır kusur, kusur veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilmesi, şu kadar ki 352 nci maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı takdirde birden fazlasının herbiri için birincisine ait cezanın dörtte birinin kesilmesi kurala bağlanmıştır.
Usulsüzlük, vergi yasalarının şekle ve usule ilişkin kurallarına uyulmamasıdır. Olayda, yükümlü şirketin Maliye Bakanlığından aldığı basım izin belgesi ile Defterdarlıktan yetki belgesi almış bulunan anlaşmalı matbaada ticari faaliyetinde kullanacağı faturaları bastırdığı, faturaların asıllarında sıra numarası yazılı olduğu halde örneklerinde yazılı olmadığı, 29.8.1994 tarihinden yoklamanın yapıldığı 10.10.1994 tarihine kadar kesilen toplam 136 faturada bu usulsüzlüğün düzeltilmeden devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Faturaların usulüne uygun bastırılmamasından kaynaklanan usulsüzlük, tek bir eylemdir. Nitekim bu eylem, idarece tek bir yoklamada saptanmıştır.
Bu durumda bu faturaların her kullanılışında usulsüzlük fiilinin tekerrür ettiğinden bahisle her bir fatura için usulsüzlük cezası kesilmesinde ve bu cezalara karşı açılan davanın reddi yolundaki ısrar kararında yasaya uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenle temyiz isteminin kabulüne, ... Vergi Mahkemesinin ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı direnme kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama gideri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 10.10.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

X - K A R Ş I O Y
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, bozulması istenen mahkeme kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında yerinde ve ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

XX - K A R Ş I O Y
Olayda ilgili vergilendirme döneminde düzenlediği 136 fatura örneklerinde seri numarası bulunmayan davacı adına Vergi Usul Kanununun 352/II-7 nci bendi ve 337 nci maddesi uyarınca kesilen ikinci derece usulsüzlük cezası uyuşmazlık konusudur.
Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesinin II işaretli fıkrasının 7 nci bendinde; evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ile ilgili hükümlere uyulmamış olması ikinci derece usulsüzlük eylemi olarak sayılmış olup; aynı Kanunun 337 nci maddesinde de, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla usulsüzlük yapılması halinde, birden sonraki eylemlerin herbiri için birincisine ait cezanın dörtte birinin kesileceği öngörülmüştür.
Dosyada; davacının düzenlediği 136 faturada, Vergi Usul Kanununun 230 uncu maddesinde faturada bulunan gerekli bilgiler arasında sayılan seri ve sıra numarasının bulunmadığı tartışmasızdır. Her ne kadar, Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararında, usulsüzlük eyleminin matbaada seri ve sıra numarası taşımayan fatura bastırma eylemi olduğu ve bir tek eylemden ibaret bulunduğu gerekçesine dayanılmış ise de; herşeyden önce, Vergi Usul Kanununda bozma kararında tanımlanan türde bir usulsüzlük eylemi mevcut değildir. İkincisi, matbaada basılmayan seri ve sıra numarasının faturanın düzenlenmesi sırasında belgeye yazılmasına herhangi bir engel yoktur. Esasen; olayda, davacıya isnad edilen de, bu konuda gerekeni yapmamış olmasıdır. Faturayı düzenlerken seri ve sıra numarası yazmayan davacının her düzenlediği fatura, bu bakımdan, aynı neviden ayrı bir eylemdir. Dolayısıyla, Vergi Usul Kanununun 337 nci maddesi uygulanarak ceza kesilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddinin gerekeceği oyu ile karara karşıyız.

  Avukat   -   Danıştay Kararları
0 0
0 yanıt   -  

Avukatlara soru sormak için