0

Ömer Demir Başvurusu (Başvuru Numarası: 2017/35080)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ÖMER DEMİR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/35080)
Karar Tarihi: 24/6/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan : Kadir ÖZKAYA
Üyeler : Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Raportör : Tuğba TUNA IŞIK
Başvurucu : Ömer DEMİR
Vekili : Av. Zerrin DURALI

I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kanun hükmünde kararname gereğince göreve son verme işleminin iptali talebiyle açılan davanın karar verilmesine yer olmadığına dair bir hükümle sonuçlanması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/9/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:
A. Bireysel Başvuru Öncesi
6. İstanbul Hava Harp Akademisinde astsubay üstçavuş rütbesiyle idari personel olarak görev yapan başvurucunun 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) gereğince Hava Kuvvetleri Komutanlığının emri ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
7. Başvurucunun kamu görevinden çıkarılması işleminin iptali talebiyle açtığı davanın İstanbul 4. İdare Mahkemesinin (Mahkeme) 7/8/2017 tarihli kararıyla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonuna (OHAL Komisyonu) gönderilmesine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesinde; başvurucunun adının 667 sayılı KHK'nın eki listesinde yer alması sebebiyle 29/4/2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 690 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 1. maddesine eklenen (3) numaralı fıkrası uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı belirtilmiştir.
8. Nihai karar başvurucuya 21/8/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
9. Başvurucu; Mahkeme kararına karşı 20/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmak üzere Anayasa Mahkemesine, istinaf istemiyle İstanbul Bölge İdare Mahkemesine başvurmuştur.
B. Bireysel Başvuru Sonrası
10. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 30/1/2008 tarihinde, başvurucunun istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesinin gerekçesi şöyledir:
"...
İdare Mahkemesince uyuşmazlık, davacının 667 sayılı KHK'nin ekinde yer alan listede ismine yer verilerek kamu görevinden çıkartılmasına dair işlem olarak kurgulanmış olmakla birlikte 667 sayılı KHK' nın eki bir liste söz konusu olmadığı gibi dava konusu işlemin de böyle bir listede yer almak suretiyle doğrudan kamu görevinden çıkarma işlemi olmadığı açıktır. Dolayısıyla davacının doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen bir işleme değil 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca tesis edilen kamu görevinden çıkarma işlemine muhatap olduğu ve bu durumun da yukarıda anılan mevzuat uyarınca Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurulmasına imkan tanımadığı sabittir.
Bu bağlamda, 'davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, dosyanın Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonuna gönderilmesi' yönünde verilen hüküm isabetli olmadığından ve işin esasına dair bir inceleme yapılıp esasa dair bir hüküm bulunmadığından mahkemece dosyanın esasının incelenmesi ve ayrıca sonradan çıkan Kanun Hükmünde Kararnamelerle doğrudan kamu görevine son verilmişse oluşan duruma göre de bir karar verilmesi gerekmektedir.
..."
11. Bölge İdare Mahkemesi kararı gereğince dosya Mahkemeye gönderilmiştir. Mahkeme 27/6/2019 tarihli E.2018/1180, K. 2019/1612 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesi tarafından temyiz yolu açık olmak üzere reddedilmiştir. Başvuru temyiz incelemesi aşamasında derdest bulunmaktadır.
IV. İLGİLİ HUKUK
12. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
13. Mahkemenin 24/6/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
14. Başvurucu; Mahkemenin 667 sayılı KHK'nın eki listesinde adının yer aldığı gerekçesiyle davanın esasını incelemediği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmamasına rağmen kamu görevinden çıkarıldığı, görevden çıkarma işleminin ölçülü olmadığı ve sonuçlarının kendisi için çok ağır olduğu gerekçeleriyle adil yargılanma, çalışma, özel hayata saygı hakları ile suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme
15. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."
16. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
17. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).
18. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17).
19. Somut olayda başvurucu, Mahkemenin kesin nitelikteki kararı üzerine istinaf isteminde bulunmuş; kararın kesin nitelikte olması sebebiyle hak kaybına uğramamak için aynı tarihte bireysel başvuru yoluna da müracaat etmiştir.
20. Başvurucunun istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi tarafından kabulüne karar verildiği, dosyanın yeniden karar verilmek üzere Mahkemeye gönderildiği ve yargılamanın temyiz aşamasında devam ettiği görüldüğünden olağan başvuru yollarının tüketilmediği değerlendirilmiştir.
21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ve diğer anayasal hakların ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 24/6/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

  Avukat   -   AYM Kararları
0 0
0 yanıt   -  

Avukatlara soru sormak için